Atatürk Hayatı Hakkında Bilinmeyenler 30 Gerçek

Listeler Abdullah Ergun 3 Okunma

Atatürk Hakkında Bilinmeyenler

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını hepimiz bilmekteyiz. Doğumundan mahalle mektebine başlayışına, babasının ölümünden askeri okula girişine, askerlik hayatından Başkomutan olup düşman işgalinden vatanımızı kurtararak Türkiye Cumhuriyeti’ni kurana kadar ve kurduktan sonraki tüm süreci ezbere biliyoruz. Peki Atatürk’ün bilinmeyen yönlerini hiç merak ettiniz mi? İşte 30 maddede Atatürk’ün bilinmeyen özelliklerini sizin için derledik.

  1. Atatürk “Ata” Lafını Sevmemekteydi.

Atatürk Ata lafını sevmezdi. Kendisine Atatürk lafını ilk kez soyadı kanunu çıktığı dönemde, o dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşması sırasında kullanmış ve Mustafa Kemal de bu lafı çok beğenerek kendisine soyadı olarak seçmişti ama kendisine Ata diye hitap edilmesinden hoşlanmamaktaydı.

  1. Atatürk’ün En Sevdiği Yemek Hangisidir?

En sevdiği yemek kuru fasulye ve pilavdı. Manastır Askeri Lisesi’nde alıştığı kuru fasulye pilav hayatı boyunca en sevdiği yemek oldu. Tatlıyla arası olmamasına rağmen canı istediği zaman çok sevdiği için bir miktar gül reçelini tercih etmekteydi.

  1. En Büyük Hayali: Dünya Turuna Çıkmak

En büyük hayali dünya turuna çıkmaktı. Eğer ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi. Maalesef bu hayaline uğraşamadan genç bir yaşta amansız siroz sebebiyle hayata gözlerini yumdu.

  1. En Sevdiği Kitap: Çalıkuşu

Binlerce kitabı bulunmaktaydı ama bu binlerce kitap içinden bir tanesinin yeri diğer sahip olduğu kitaplarından daha ayrıydı. Usta yazar Neşet Nuri Güntekin’in en ünlü romanlarından biri olan Çalıkuşu adlı romanı her zaman Atatürk’ün baş ucundaydı. Sürekli yanında taşıdığı romanın her gün rastgele bir sayfasını açar ve bir müddet okurdu.

  1. Atatürk’ün Hayvanlara Olan Düşkünlüğü

Atları çok severdi ve çevresinde hayvanlara olan düşkünlüğü ile bilinirdi. Atlardan sonra en çok sevdiği hayvan köpeklerdi. “Fox” isimli köpeği her zaman Atatürk’ün yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o kadar çoktu ki; bir gün misafirleri geldiğinde yeni doğum yapmış bir anne at ve bu atın doğurduğu tayı misafirler de görebilsin diye Çankaya Köşkü’nün kabul salonuna getirtmişti.

  1. Tam Bir Salon Beyefendisiydi

Tüm balo, dans ve davetlerde aranılan isimdi. Davetlerde en sevdiği dans valsti. Müzik zevki sabit değildi. Pek çok müzik türü ile ilgilenmekteydi. Klasik Batı müziğini sevmesinin yanı sıra Anadolu ezgilerini de hayranlık duyarak dinlerdi.

  1. Bütün Gömleklerinin Beyaz Olması

Bütün gömleklerinin ortak özelliği hepsinin beyaz renkli olması idi. Atatürk’ün giydiği beyaz renkli gömlekler İsviçre’de özel olarak dikildikten sonra kendisine getilirken daha sonraları yerli malı kullanmaya teşvik etmek ve yerli malı kullanmak için yapılan kampanyaya liderlik edebilmek için Beyoğlu’nda bir terziye diktirilmiştir.

  1.  Takım Elbiseleri ve Lacivert Takım Elbise Giymemesi

Giydiği kıyafetlere çok dikkat eden ve özen gösteren Atatürk, giydiği takım elbiselerinin tasarımını her zaman kendisi çizerdi. Ayrıca Atatürk lacivert takım elbise giymeyi hiç sevmezdi.  Atatürk’ün niçin lacivert takım elbise giymediği bilinmemektedir.

  1.  Fiziki Yapısı

Boyu 174 cm idi. Hayatının son dönemlerine kadar kilosu hep 76 kg idi.  Hastalığa yakalanması sonucu kilo vermeye başlayan Atatürk, hastalığının iyice ilerlemesi ile 46 kiloya kadar düşmüştü. Atatürk’ün ayakkabı numarası 43 idi. Siyah rugan ayakkabı giymeyi tercih ederdi.

  1. Atatürk ve Türkçe’ye Hakimiyeti

Güzel ve temiz bir Türkçe konuşuyordu. Türk Dilinin gelişmesi ile ilgili birçok çalışma yapmıştır. Atatürk konuşmaları sırasında Türkçe’ye hakimdi ancak bazı kelimeleri Rumeli ağzıyla telaffuz etmekteydi. Zaten yaptığı harf devrimi sonrası aldığı Başöğretmen ünvanı ile Türkçe’ye hakimiyetini kanıtlamıştır.

  1. Atatürk ve Fikriye Hanım

Hayatında bir dönem çok önemli bir yeri olan Fikriye Hanım, Atatürk evlendikten sonra hayatına kalbine bir kurşun sıkarak dramatik bir şekilde son vermiştir. Atatürk’ün evlenmesini kabul edemeyerek intihar eden Fikriye Hanım’ın mezarının nerede olduğu bilinmemektedir.

  1. Cumhurbaşkanı Olduktan Sonraki Hayatı

Hayatının önemli bir kısmını cepheden cepheye savaştan savaşa geçirdiği için Cumhurbaşkanı olduktan sonra savaş dönemine göre sakinleşen hayatından zaman zaman sıkılmaktaydı. Bazen cumhurbaşkanı olması sebebiyle çok sevdiği halkının içinden ve sade bir vatandaş gibi yaşamaktan uzakmış gibi hissetmekteydi. Bu yüzden cumhurbaşkanı olduktan sonra bir ara boşluğa düşmüş ve hayatının monotonlaştığını düşünmüştü.

  1. Kıyafet Kanunu Sonrası Papa Elçisi İçin Kıyafet Hazırlatması

Ülke genelinde Kıyafet Kanunu çıkarıldıktan sonra bütün din adamlarının dinlerini temsil eden dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklandıktan sonra Atatürk, kıyafet sıkıntısı çeken Papa elçisi Monsenyör Roncalli`ye şahsi terzisi tarafından bir kıyafet koleksiyonu hazırlatmıştır.

  1. Sabah Kalktığında Neler Yapardı?

Sabah uyandığında sabah kahvaltısı alışkanlığı pek bulunmamaktaydı. Her sabah uyandığında kahvaltı yapmak yerine yataktan kalkınca odasındaki divanın üstüne bağdaş kurarak oturduktan sonra bir elinde kahvesini yudumlarken bir elinde sigarasını içmeyi tercih ederdi. Atatürk’ün bir özelliği de kendi kendini tıraş etmemesidir. Bu yüzden Atatürk her gün berberine tıraş olurdu.

  1.  Simetri Takıntısı

İleri derecede simetri takıntısı bulunmaktaydı. Kendi evindeki eşyaları, düzgün durmadığı zaman düzelttiği gibi misafirlikte olduğu zaman bile yamuk duran eşyaları mutlaka düzeltirdi.

  1. Hoşgörülü Olması

Bir gün yaşlı bir köylü imkansızlıktan dolayı gazete kağıdına tütün sararak içmeye çalıştığı sırada elini yakması üzerine alsın bunu kendi içsin diyerek Atatürk’e küfür ettiği için mahkemede hakimkarşısına çıkartılacaktır. Atatürk önce olayı dinleyip daha sonra “Bırakın onu mahkemeye vermeyi de önce doğru dürüst sigara içebilmesini sağlayın” diyerek hoşgörüsünü belli etmiştir.

  1. Dr. Fissinger İle Yaptığı Sigara Pazarlığı

Hastalığın ilk zamanlarında kendisini muayene eden Dr. Fissinger, Atatürk’e bir günde ne kadar sigara içtiğini sorduğunda Atatürk abartarak 8 demiştir. Bunun üzerine doktor şaşırarak Atatürk’e günde en fazla iki paket sigara içmesi gerektiğini söylediğinde Atatürk gülümseyerek: “Ben zaten en fazla iki paket içiyorum doktor bey. Bundan sonra bunu sizin vermiş olduğunuz izne dayanarak yapacağım.” demiştir.

18.Trendeki Bilet Olayı: “Ne Güzel Halkçılık Ama?”

Bir sabah milletvekillerini de yanına alarak trene bindiğinde kondüktör milletvekillerine bilet parası kesmediği için şaşırmış ve ne için bilet kesmediğini sorduğunda kondüktörün milletvekillerine bilet bedava demesi üzerine sinirlenmiş ve “Ne güzel halkçılık ama?” diye tepki göstermişti.

  1. “Laiklik ne demek biliyor musunuz? Laiklik adam olmak demektir hocam, adam olmak!”

Birinci mecliste yapılan bir oturum sırasında üyelerden biri laiklik ne demek hiçbir şey anlamadım dediğinde Atatürk’ün epeyce sinirlenerek elini kürsüye vurmuş ve din bilgini olan üyeye dönerek “Laiklik ne demek biliyor musunuz? Laiklik adam olmak demektir hocam, adam olmak!” diye cevap vermiştir.

  1. Kendisi İçin Kesilen Kurbanları Bağışlaması

Yağmış olduğu yurt içi gezilerde kendisinin şerefine kesilen kurbanlara sırtını döner ve bakmazdı. Bazen de kurbanları bağışlayıp kesilmesini istemezdi.

  1.  Yabancı Dil Eğitimi ve Yabancı Dillere Olan Merakı

Yabancı dillere çok ilgiliydi. Askeri okulda Fransızca eğitimi almıştı daha sonraki yıllarda askeri okulda aldığı Fransızca eğitimini geliştirerek Fransızcasını iyice geliştirmişti. Ayrıca zengin bir kelime bilgisi bulunmaktaydı. Hatta konuşması esnasında araya Fransızca kelimeler de serpiştirmekteydi.

  1. Kağıt Oyunlarına Merakı

 

Kumarı sevmezdi ama kağıt oynamayı çok severdi. Özellikle pokerde usta olan arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun bitiminde kazandığı fasulyeleri arkadaşlarına geri verirdi. Atatürk kağıt oyunlarını sadece zevkine ve sadece yakın arkadaşları ile oynardı.

  1. Atatürk Savaş Alanı Dışında Kan Görmeye Dayanamazdı

Birçok cephede ve birçok savaşta düşmanlarla sürekli savaşmış bir komutan olarak Atatürk savaş Meydanları dışında kan gördüğü zaman kendisini kan tutardı ve fenalaşırdı. Bu kısmın yanlış anlaşılmasını önlemek için bu konunun Atatürk’ün korkak olduğu manasına gelmeyeceğini önemle belirtelim.

  1. Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Kulakları Duyan Tek Kişi

Fransız tarihçisi Herriot Ankara ziyaretinde nedendir bilinmez Atatürk’ün kulaklarının sağlıklı bir şekilde duyuyor olmasına şaşırmış ve yazdığı anılarında bunu komik bir şekilde şöyle anlatmıştır: “Türkiye Cumhuriyeti`nde bir tane kulakları duyan adam var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar”.

  1. Ricası Baş Tacı Edilip Geri Çevrilmeyen Adam

Halkın arasında dolaşmayı ve halkıyla bütünleşmeyi seven Atatürk yine bir gün halkın arasında iken çarşaflı bir hanıma denk gelir. “Hafız Hanım ben rica etsem benim hatırım için başındaki örtüyü açar mısın?” diye sorar. Çarşaflı hanım Atatürk’ün ricasını kırmaz ve başını açar. Daha sonra da Atatürk’ün ellerini öper.  Atatürk o kadar büyüktür ve o kadar sevilir ki halkının gözünde halkı onun hiçbir ricasını kırmaz.

  1. Atatürk’ün Spor İle İlgisi ve En Çok İlgilendiği Sporlar: Bilardo ve Yüzme

 

 

 

Sportmen bir kişiliğe sahipti. Her gün ata binmesinin yanı sıra, en çok yüzme ve bilardoya ilgi duyardı. Her gün düzenli olarak yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

  1.  En Başarılı Olduğu Ders: Matematik

Atatürk eğitim hayatı ve yaşadığı süre boyunca pozitif bilimlere her zaman ilgi duymuştur. Eğitim hayatı süresince en başarılı olduğu ve en sevdiği dersi matematikti. Cumhuriyet kurulduktan sonra matematik ile ilgili birçok çalışmada bizzat kendisi bulunmuştur ve matematik alanında gayet başarılıdır.

  1. Yağcılara Çok Kızardı

Yağcılar ve yalakalardan hiç haz etmezdi. Yağcıları ve yalakaları etrafında istemez, kendisine gereksiz olarak abartılı iltifat edenleri uyarırdı. Bir seferinde akşam yemeği sofrasında abartılı şekilde kendisine iltifat eden Abdülhak Hamit Tarhan’a müdahale etmiştir.

  1. Son Yılbaşı Gecesi

Geçirdiği son yılbaşı gecesi 1937 yılında 1938 yılında bağlayan son yılbaşı gecesi dönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile birlikte geçirmişti. Bu gecenin sonunda dolabında bulunan birkaç takım elbiseyi bakan Tevfik Rüştü arası hediye etmiştir. Bu Atatürk’ün son yılbaşı olmuştur.

  1. Hayvan Sevgisine Başka Bir Örnek Daha: Çankaya Köşkündeki Güvercinlik

Hayvan sevgisine başka bir örnek de kuşlardır Kuşları çok seven Atatürk, Çankaya Köşkü’nde bir güvercinlik yaptırmıştır. Ayrıca bu güvercinlik ve içerisindeki güvercinler ile ilgilenen özel bir bakıcı da mevcuttu.

Sonuç olarak; bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm yönleriyle Mustafa Kemal Atatürk dünya tarihinde gelmiş geçmiş en büyük liderlerden biridir. Yokluk içerisindeki bir halkı ayağa kaldırarak düşman işgali altındaki vatanımızı kurtararak küllerinden yeniden doğmuş ve ilelebet sürecek Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla ve şükranla anıyoruz.

 

Sosyal Ağlarda Paylaş

Abdullah Ergun {Abdullah Ergun}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir