000

Din Gerçekten Var Mıdır? Din Hakkında Hiçbiryerde Bulamayacağınız Gizli Bilgiler

Genel Kültür Abdullah Ergun 0 Okunma

Din Gerçekten Var Mıdır?

Bu soruyu sormadan önce din nedir ve onun etrafında şekillenen kavramları irdelemek daha doğru olacaktır. Din konusunu tartışmak en başta Tanrı kavramını tartışmaktır. Tanrı kavramı (kavram olarak ele alınacaksa)  tek tanrılı inançlarda her şeye kadir ve gücü yeten, evrenin yaratıcısı ve kurtarıcısı, her daim bizi gözeten ve gözetleyecek, genelde cinsiyeti erkek olan güçlü bir insan konumundadır.  Tanrı derken tabi daha evrensel bir şekilde bahsetmiş oluyoruz.  Müslümanlıkta  bu terim Allah olarak geçer fakat Tanrı ile vasıflar birebirdir. Tek tanrılı her inanışta Yaratanların, Tanrıların ya da Allahların hikayesi bir şekilde değişir. Fakat her hikayede erdemlilik, fedakarlık, dürüstlük, cömertlik vb. kavramlara sıkça değinilir. Çünkü neticede bütün sayılan  özelliklere sahip bir üst akıl bulunmaktadır ve temel mesele de hayatta o üst akıl gibi olabilme, dahası ona yaranabilme, adımları onun isteğine göre atma meselesidir. Bir nevi, “Dünyada amacımız ne?” sorusuna da dolaylı yoldan cevap olur.  Şimdi asıl konumuza dönecek olursak “din” diye adlandırıp varlığını sorguladığımız şey ise, Tanrı Allah ya da başkası ve bu kişiliklerin etrafında çevrelenmiş hayatın, kültürün, yaşam biçiminin ta kendisidir.

Bilim ve Din

Dünya’nın nasıl olduğunu Bing Bang (büyük patlama) ile de açıklayabiliriz. Çok daha  ikna edici ve belgelenebilecek bilgilere sahiptir. Bir de şu gözle bakılabilir “ilk başta her şey karanlıktı. Hiç bir şey yoktu. Sonra Allah ışığı buldu vb. .” En sonunda da yedinci günde dinlendiğini söyleyip yazımı sonlandırabiliriz. Bu bilgiyi de yaklaşık her dini kitapta bulabiliriz. Ama sadece dini kitaplarda. Söz konusu din ise, inanç dışında kişiye dayanak olacak hiçbir şey yoktur. Aynı şekilde Tanrı diye inandığımız kişinin de varlığı sadece kulaktan kulağa yayılmış efsaneler birikiminden daha fazlası değildir. Meselenin özüne inmek için esasen şu sorular sorulmalıdır: Her şeye hükmeden bir varlık olabilir mi, madde olmayanın var olduğuna inanılabilir mi, kanıtlanamayan şeyin gerçekliğinden nasıl emin olunabilir. Mükemmel kişilik (Tanrı) neden yüzyıllardır toplumları sakinleştiren bir öğe olarak bulunuyor olmasın? Her coğrafya da aynı hikayeyle çıktığını gözlemlersek bu varsayım çok da yanlış olmaz. Tıpkı zamanında, dünyanın çeşitli bölgelerinde mitolojinin çıkmış olması gibi. Örneğin hepsinde dünyanın oluşumu yazar sadece herkes kendi değerine göre çevirmiştir. Çünkü inancımıza adadığımız duygusal ve belki de parasal emeğimiz vardır.

Dinin Yaşamımıza Kazandırdıkları

Dinin hayata kazandırdığı bir diğer önemli gerçeklik de, davranışlarımızdır. Az önce bahsettiğimiz mükemmel kişiliğin peşinden gitme, bir nevi havarisi olma anlayışı davranışlarla birebir bağlantılıdır. Din davranışları belirlemekten de öte, seçen bir yerde durur insan yaşamında. Neden? Bazen ucunda menfaat vardır (cennet, ödüllendirme vs.), bazen ise cezalandırma (cehennem) bazen ise sadece kişi vicdanını rahatlatma hareketi olarak görülebilir. Sonuçta inançlı bir çevrede büyüyen birey inanmasa bile, kendisinden üste olan, görülemeyenden bir şekilde korkmaya devam eder. Fakat gerçekten belirlenen hayat yazılandan mı ibarettir? Eğer yazılandan ibaretse her seferinde eklenen ya da eksiltilen davranışlar ( kitapların değiştirilmesi) bizim anonim birisi tarafından her an kontrol edebileceğimizi mi gösteriyor? Ya da bir inanan olarak bir şey işimize gelmediği zaman kitabı kendi lehimize değiştirebilir miyiz? Eğer soruların cevapları evet ise din diye tartıştığımızın sadece kendi egomuz olduğunu görmekte yarar var. Çünkü baştan beri yazdığımız şeyleri tamamen yıkmış oluyoruz. Değiştirilebilen şey dogma değildir. Dogma olmayan için de kural ifade etmek yanlıştır ki zaten yüzyıllar boyunca dinlerin geçirdiği evrimi de gözlemlersek tamamen toplumun nabzına göre şekillenen bir suni araç olduğunu görebiliriz.

Sosyal Ağlarda Paylaş

Abdullah Ergun {Abdullah Ergun}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir