Aşık Veysel’in Kısaca Hayatı

Aşık Veysel’in Kısaca Hayatı

Genel Kültür Çağrı Sevgi 47 Okunma

Aşık Veysel’in Kısaca Hayatı

Ülkemize birçok eser bırakmış ünlü ozanımız Aşık Veysel 1984 yılında Sivas ilimizin Şarkışla ilçesinde doğmuş, baba adı Ahmet, anne adı Gülizar’dı. Ve çiftçi olan bu ailenin evladı olarak doğan Veysel, yedi yaşlarına geldiği zaman Sivas ili genelinde çiçek hastalığı ortaya çıkmıştı.

Veysel de bu hastalığa yakalandı. Ve sol gözünü kaybetti. Ve aradan çok fazla zaman geçmeden her iki gözünü de kaybeden Veysel hayata tutunmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Günümüzde çok önemli bir isim olmasının sebebi de hayata tutunması ve hiçbir zaman kendisini eksik görmemesidir.

Saz İle Tanışması

Babası her gün onun gözleri olmadığı için ona ezberlediği halk ozanlarının şiirlerini okurdu. Bunlardan zamanla çok etkilenmeye başlayan Aşık Veysel’in bu halini gören babası bir gün elinde sazı ile geldi ve sazı ona uzattı. İşte sazı eline ilk aldığı andan itibaren bir daha bırakmayacağını anlayan bu ozan hayatını sazı üzerine kurmuştur.

Ona saz çalmayı ise Çamışlı Ali Ağa öğretti. Hayatı boyunca babasına ve saz çalmayı öğreten bu ağaya minnet duyan Veysel, çok kısa sürede öğreniyor, devamlı kendini geliştiriyordu.

25 yaşında Esma adlı bir kızla evlendi. Ve evlenmesinden kısa bir süre sonra annesi ve babası peş peşe öldü. İki tane çocuğu oldu ve ikinci çocuğu da doğumundan çok kısa bir süre sonra öldü. Çocuğunun ölümünden sonra da karısı Esma onu 1 yaşındaki büyük kızı ile bırakıp kaçtı. Ne yapacağını bilmez bir şekilde iki gözü olmadan bir kızı ile yapayalnız bir yaşam sürmekten korkmadı. Korkularının üzerine giderek, sazına ve kızına bağlılığını hiç bırakmadan kendince çözümler üreterek acılar içerisinde geçirdiği yaşamını keyifli kılmaya çalıştı.

Bir kızı ile yalnız kalan Aşık Veysel hayata yalnızca sazı ile tutunuyordu. Birbiri ardına besteler yapıyor, hayatını bu besteler üzerine kuruyordu. Ondaki cevheri ise ilk göre kişi Ahmet Kutsi Tecer’dir. Ahmet Tecer’in keşfinden sonra ülkemize yeri dolmayacak onlarca beste bırakarak bu dünyadan göçüp giden Aşık Veysel sazı olmasa hayatta kalamayacağını her fırsatta dile getirmiştir.

Hayat ile bağını yaşamı boyunca geçirdiği tüm badirelere rağmen hiçbir şartta kopartmayan bu halk ozanı şarkıları, türküleri ve bestelerinden de anlaşıldığı gibi çok duygusal bir yapıya sahipti. Tüm olumsuzluklardan bir ders çıkaran ve dünyayı iyiliğin kurtaracağını savunan bu ünlü ozanımız günümüze yeri dolmayacak birçok eser bırakmıştır.

Müziğe Katkısı

Yaşamı boyunca yalnızca sesleri ayırt ederek ve o seslerin dans ettiğini hayal ederek yaşadığını bildiğimiz bu ünlü halk ozanı özellik ile Türk Halk müziği dünyasına çok büyük katkıları bulunan çok büyük bir üstattır. Eserleri hala günümüzde birçok mecrada icra edilmekte olan bu ozanımızın eserleri halk müziği başlığı altında toplanmaktadır.

Dilerseniz Bebek Odası İçin Dekorasyon Fikirleri yazımızada göz atabilirsiniz.

Sosyal Ağlarda Paylaş

Çağrı Sevgi {Çağrı Sevgi}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kaçak iddaa