Bernard Lewis Sözleri

Bernard Lewis Sözleri

Özlü Sözler Abdullah Ergün 59 Okunma

Neredeyse hepsini, ama tamamını değil; zira müttefik savaş gemilerinin koruması altında bir Yunan ordusu Mayıs 1919da İzmire adım attığında, Türklerin kor halindeki öfkesi nihayet söndürülmesi mümkün olmaya bir ateşe dönüştü. Yabancıların yerleşik olduğu uzak vilayetlerin kaybedilmesi sineye çekilebilir, hatta başkentin işgal edilmesine dahi tahammül edilebilirdi, zira işgalciler yenilmek bilmez Batının büyük ve muzaffer güçleriydiler. Askerleri er ya da geç geldiklere yere geri döneceklerdi. Ama Türk Anadolunun tam kalbine eskiden onlara tabi olmuş bir komşu halkın yerleştirilmesi tahammül sınırının ötesinde bir tehlike ve hakaretti. (s. 326) Modern Türkiyenin Doğuşu

Geçmiş her daim önem arz eder. Günümüz geçmişin ürünüdür.

Köprülü ve Barkan zamanın büyük âlimiydiler, Halil İnalcık tüm zamanların büyük âlimi…

İslamcı kimliğiyle belirlenmiş bir Afganistan doğal olarak Pakistan’ın müttefiki, hatta bir uydusu olacaktır. Etnik milliyetçilik esasına göre belirlenmiş bir Afganistan ise, tam tersine, Pakistan’ın kuzey-batısındaki Peştunca konuşan bölgelerde ayrılıkçı güçlere destek veren ve hatta belki de Hindistan’la ittifak yapan bir komşu olabilirdi.

Türkiye’de gidiş, artan biçimde yeniden İslamlaşmaya doğru. Hükümetin böyle bir niyeti var ve çok ustaca Türk toplumunun çeşitli kısımlarını ardarda devralıyor. Ekonomi, iş dünyası, akademik topluluk, medya. Ve şimdi, geçmişte cumhuriyet rejiminin kalesi olan yargıyı ele geçiriyorlar. (2011 yılında Wall Street Journal gazetesiyle yaptığı söyleşisinde söylediği söz)

Türkiye on yıl sonra İran ile yer değiştirebilir. (2011)

Arap devletleri, 1-2 istisna hariç, yapay nitelikli olmalarına karşın bağımsız devletlerini ve toprak bütünlüklerini korumak konusunda hayret verici ölçüde ısrarlı olmuşlardır.

Avrupa, hatta Batı dünyası tarihinde, ülkeler arasında birlik olmamasının maddi ve entelektüel ilerlemeye mutlaka engel olmadığı hatta bazı durumlarda ilerlemeye katkı bile sağladığı görülmüştür.

Hristiyanlığın doğuşu ile İslamiyetin doğuşu arasındaki dönemde, yönetim sistemi bölgenin doğu yarısında Pers, batısında Helenistikti.

Geleneksel din dünyasında yalnızca kadınlar aşağı durumdan kurtulamaz.

Modern diktatörlerin en küçükleri bile, Arap halifelerinin, Pers şahlarının ve Türk sultanlarının en büyüğünden daha güçlü bir denetime sahiptir.

Ortaçağ İslamiyeti, popüler görüşün tersine, kırsal ya da çöl uygarlığı değil, şehir uygarlığıydı.

Ortadoğu’nun önemi de eskiye oranla hızla azalıyor. Bir zaman sonra da önemini tamamıyla yitirecek. Neden böyle düşündüğümü açıklayayım. Arap dünyasının fosil yakıtlar haricinde herhangi bir ürünü yok. Petrol ve doğalgaz haricinde Arap dünyasından ihraç edilen ürünlerin toplamı 5.5 milyonluk nüfusa sahip Finlandiya’nınkileri geçmiyor. Er ya da geç petrol ve doğalgaz bitecek ya da yerini başka yakıtlara bırakacak. Bunun sonucunda Ortadoğu’nun önemi de kaybolacak.

Rivayete göre, Churchill Ortadoğu’yu olduğu gibi Türklere geri vermenin daha iyi olacağını söylemiştir; herhalde bu hediye T.C. tarafından asla kabul edilmezdi.

Bir milletin kültürünü kontrol etmek, o Milletin dilini değiştirmekle; bir milleti imha ise, nesilleri tarihinden ve manevi değerlerinden koparmakla mümkündür. / Bernard Lewis

Amerika’da iktidar parayla satın alınır; Ortadoğu’da ise iktidar para kazanmak için kullanılır. / Bernard Lewis

Provanslı bir ozan, karısına, “Üzerimdeki nüfusunuz, bir Haşhaşi şeyhinin can düşmanlarının üzerine saldığı fedailerin üzerindeki nüfuzundan kat be kat fazladır.” derken, bir diğeriyse “Haşhaşiler şeyhlerine nasıl bir bağlılıkla hizmet etmişse, ben de aşka öyle şaşmaz bir sadakatle hizmet ettim.” demiştir. imzasız bir aşk mektubunun yazarıysa, sevdiği kadını “Emirlerinize itaatimle cennete kavuşmayı ümit eden Haşhaşinizim ben.” sözleriyle temin etmektedir. Alamut Kalesi ve Hasan El Sabbah ·

Bir zaman Türkler çok az ­örneğin Araplardan ve İranlılardan çok daha az­ milli bilinçlilik gösterdiler. İslamlıktan önceki Türkler her halde ilkel bir halk değildi; fakat kendi devletleri, dinleri ve edebiyatlarıyla belli düzeyde uygarlığa sahip kavimlerdi. Bununla beraber, birkaç kırıntı hariç, onsekizinci ve ondokuzuncu yüzyıllarda Avrupalı bilim adamları tarafından kısmen yeniden bulununcaya kadar, hepsi unutulmuş ve İslamlık içinde silinmişti. Eski Arabistan putperest kahramanlarının Araplardaki anılarının, eski İran imparatorlarının geçmiş ihtişamları hakkındaki İranlı gururunun, hatta Firavunların kırılmış fakat muazzam anıtları etrafında örülmüş müphem Mısır efsanelerinin eşi Türklerde yoktur. Halk şiiri ve soy efsanesinden birkaç parça dışında, bütün İslamlık öncesi Türk geçmişi unutulmuştu. Hatta Karahanlılar gibi yeni İslamlaşmış bir Türk hanedanı, onuncu yüzyılda Türk geçmişini unutup ve kendisini İran efsanesinden alınan bir adla Efrasiyab Hanedanı olarak adlandırmıştı. Hatta Türk adının kendisi ve ifade ettiği varlık bile, bir anlamda İslami niteliktedir. İslamlıktan önceki yazıtlarda Türk sözü gözükmekte ise de, birbiriyle akraba step kavimlerinden sadece birini ifade eder. Bütün grubu ve belki de bizzat böyle bir grup kavramını kapsamak üzere genelleştirilmiş bir kullanılışı İslamlıkla başlar ve İslamlıkla özdeş bir hale gelmiştir; tarihi Türk milleti ve kültürü, hatta bir bakıma dilin kendisi, son bin yıl içinde mevcut olduğu şekliyle, hep İslamlık içinde doğdular. Bugüne kadar Türk deyimi, putperest Çuvaş ve Hristiyan Gagavuzlar gibi Türk aslından ve dilinden olsalar veya İstanbul Hristiyanları ve Yahudileri gibi bir Türk devletinin vatandaşı bulunsalar bile, Müslüman olmayanlar hakkında hiçbir zaman kullanılmamıştır. Modern Türkiyenin Doğuşu

Kendi toprağına sahip yerel Hıristiyan yönetici sınıf bile, bir zamanlar zannedildiği gibi tamamen yok edilmedi. Bir ölçüde endi topraklarında yaşamalarına izin verildi ve Osmanlı sistemi içine dahil edildi. On beşinci yüzyılda Arnavutluk?ta hâlâ tımar sahibi Hıristiyan beyler mevcuttu. Gerek o dönemde, gerek daha sonraları Rumeli?den gelen Hıristiyan askerler hem üst sınıfa mensup feodal süvariler hem de sıradan askerler olarak Osmanlı kuvvetleriyle birlikte savaşlara katıldılar. (s. 8) Modern Türkiyenin Doğuşu

Sosyal Ağlarda Paylaş

Abdullah Ergün {Abdullah Ergün}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kaçak iddaa