Bir İktisadi Kıymetin Muhasebe Kayıtlarındaki Yazılı Değerine Ne Ad Verilir

Bir İktisadi Kıymetin Muhasebe Kayıtlarındaki Yazılı Değerine Ne Ad Verilir

Genel Kültür erkut 53 Okunma

Bir iktisadi kıymetin ya da varlığın muhasebe kayıtlarındaki yazılı değerine değerleme adı verilmektedir. Değerleme, varlıkların vergi matrahının hesaplanmasında kullanılan takdir ve tespit şeklinde olması olarak tanımlanmaktadır.

Değerleme, sayılan varlıkların hangi fiyattan ya da tutardan envanter defterinin yazılacağını tespit etme işlemidir. Değerlemede esas alınan varlıkların vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda sahip oldukları kıymetleridir. Envanter sonrasında bilançolar düzenlenir ve bilançolar kıymetlerin genel bir özetini göstermektedir. Değerleme ile bu bilançonun dönem sonundaki sahip olunan değerleri fiili olarak göstermesi sağlanmaktadır.

Türk Ticari Kanunu’nda değerleme ölçütleri, ülkemizdeki değerleme ölçütlerini belirleyerek, değerlemenin nasıl yapılacağını belirtmektedir:
– Ticari bilançoların düzenlenmesi konusunda, şahıs işletmeleri ve şahıs şirketlerindeki değerleme ölçülerinin seçimi serbesttir.
– Sermaye şirketlerinde ise ortakların sorumlulukları koydukları sermaye ile sınırlı olduğundan dolayı, değerleme ölçülerine sınırlama getirilerek düşük olan değeri esas almaktadır. Örnek olarak stoklar en çok maliyet değeri ile değerlendirilebilmektedir. (Değerlemede yüksek olan kıymetin esas alınması durumu söz konusu olduğunda ticari kar yüksek görünecektir. Bu nedenle sermayenin kar payı şeklinde dağıtılması ve alacaklı olan üçüncü kişileri riske atma gibi durumlar ortaya çıkacaktır. Sadece sermaye şirketleri için getirilmiş olan bu sınırlama üçüncü kişileri korumaya yönelik alınmış olan bir tedbirdir.)
Muhasebe ilkeleri genellikle Türk Ticaret Kanunu’ndaki bu konudaki hükümlere ters düşmemektedir.

Vergi Usul Kanunu’nda değerleme ölçütleri:
– Vergi matrahı teşebbüsün dönem başındaki ve dönem sonundaki öz sermayeleri arasındaki olumlu bir şekilde oluşan farka denilmektedir. Öz sermaye ve borçların değerlemesi ile belirlenmektedir.
– Vergi Usul Kanunu, envanterin hazırlanmasının en önemli nedeninin ödenecek vergi matrahını belirlemek olduğundan dolayı varlıkların özelliklerine bakarak birçok değerleme ölçüsü belirlemiştir. Değerleme, iktisadi kıymetin tür ve niteliğine bakılarak bazı ölçülerle değerlendirilerek yapılmaktadır.

Bu değerleme ölçüleri; maliyet bedeli, borsa rayici, tasarruf değeri, mukayyet değer (kayıtlı değer), itibari değer (nominal değer), rayiç bedel ve vergi değeri, emsal bedeli ve emsal ücreti olarak bu ölçülerle değerlendirilmektedir.

  • Maliyet Bedeli : Bir mal ya da hizmetin işletmeye getirilerek satışa sunulmaya kadarki süreç içerisinde yapılan ödemelerin tamamına maliyet bedeli denilmektedir. Maliyet bedeli, üretim maliyeti ve satın alma maliyeti olmak üzere 2 farklı başlık altında gruplandırılabilmektedir.
  • Borsa Rayici : Menkul kıymetler borsasına, kambiyo borsasına ya da ticaret borsalarına kayıtlı olan menkul kıymetler, borsa rayici ile değerlendirilirler. Değerleme gününün sonrasında menkul kıymetin borsadaki fiyatı kaçtan kapanmakta ise o fiyat değerlemede kullanılır. Son gün fiyatlarda tutarsızlık varsa menkul kıymetlerin değerlendirilmesinde son 30 günlük ortalaması esas alınmaktadır. Türkiye’de yabancı para borsası olmadığından dolayı Maliye Bakanlığı’nın şirketler için yayınladığı kurlar kullanılır.
  • Tasarruf Değeri : Değerleme gününde bir menkul kıymetin sahibi için ifade ettiği gerçek değeridir. Senetli alacak ve borçlar değerleme esası göz önüne alınarak değerlendirilmektedir.
  • Mukayyet Değer (Kayıtlı Değer) : Bir iktisadi kıymetin muhasebe kaynaklarındaki görülmekte olan değerine denilmektedir. Yani iktisadi kıymetin deftere işlendiği değer olduğu gibi kullanılmaktadır.
  • İtibari Değer (Nominal Değer) : Her türlü senetlerle hisse senedi ve tahvillerin üzerinde yazılı olan değerlere verilen isimdir. Genellikle kasada olan mevcut değer ile çıkarılmış tahviller ve kıymetli evrak sayılan senetlerle kullanılmaktadır.
  • Rayiç Bedel ve Vergi Değeri : Rayiç bedel, bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal olarak yapılan alım ve satımlardaki değeridir. Vergi değeri ise binalar ve arazilerin rayiç bedeline denilmektedir. Bu değerleme ölçüsü emlak vergilerinin hesaplanması konusunda uygulanmaktadır. Muhasebede rayiç bedel sadece maliyet bedeli bilinmeyen bina ve arazilerin değerlemesini yapmak amacıyla kullanılmaktadır.
  • Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti : Gerçek bedeli belli olmayan ya da bilinmeyen veya da doğru olarak tespit edilemeyen bir malın değerleme günü esnasında satılması halinde emsaline nazaran alabileceği değere emsal bedeli adı verilmektedir. Değer kaybeden iktisadi değerlerin değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Emsal bedeli değerlenirken uygulanmasındaki ölçütler ise şöyledir:
    – Birinci Sıra (Ortalama fiyat esası): Değerlemeye konu mal ile aynı cins ve nevideki maldan değerlemenin yapılacağı ay ya da bir evvelki ayda satışı yapılmışsa, emsal bedeli, bu satışların ortalama fiyatı ile mükellefi bir şekilde hesaplanmaktadır. Bu esasın uygulanabilmesi için emsal malın aylık satış miktarının, emsal bedeli belirlenecek olan malın ya da kıymetin miktarına olan oranı %25’inden daha az olması gerekmektedir.
    – İkinci Sıra (Maliyet bedeli esası): Emsal bedelini belli edilecek malın maliyet bedeli bilinir ya da çıkarılması mümkün olduğu durumlarda mükellef, bu maliyet bedeline de toptan satışlar için %5, perakende satışlar içinse %10 ilave ederek emsal bedeli hesaplanır.
    – Üçüncü Sıra (Takdir esası): Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilmeyen emsal bedelleri ilgililerin başvurusu üzerine takdir komisyonlarınca ancak takdir yolu ile belli edilebilmektedir.

Sosyal Ağlarda Paylaş

erkut {erkut}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir