Dünya’nın Sonu Nasıl Olacak

Dünya’nın Sonu Nasıl Olacak

Genel Kültür erkut 26 Okunma

İnsanlığın geçmişten bugüne merak etmekte olduğu konulardan biri Dünya’nın nasıl geleceğidir. İnsanlık milattan önceki zamanlarda bile birçok sorunun peşine düşmüş, bu soruların üzerinde çalışmış, bazılarına bilimsel olarak, bazılarına da stratejik olarak çözümler üretmiştir. Fakat Dünya’nın sonun ne zaman geleceği ya da nasıl olacağı konusu hala insanlığın bulamadığı ve sorgulamaya devam ettiği bir konu olarak göz önüne çıkmaktadır.

Dünya’nın sonunun nasıl geleceği hakkında din adamlarından, bilim adamlarına kadar birçok farklı alanda uzmanlık yapmakta olan insanlar tarafından, birçok teori ortaya atılmıştır. Fakat bu teorilerin gerçek olabilme ihtimalleri yüksek olmasına karşın, gerçekleşebilme ihtimalleri de ayrı bir soru konusu olmuştur. Dünya’nın sonunun nasıl geleceği hakkında ortaya atılan teorilerden biri milattan sonra 66 yılında olacağıydı. Fakat gerçekleşmedi. Bunun sonrasında 1 Ocak 1000 yılında kıyametin kopacağı söylendi fakat yine gerçekleşen bir kıyamet olmadı. Hatta net tarih verenler bile oldu. Ancak kıyametin kopması henüz gerçekleşmedi. Bunun yanı sıra Christopher Colubus’un teorisine göre de Dünya milattan önce 5343 yılında yaratılmış, toplamda 7000 yıl ömür biçmiş ve bu hesaba göre de Dünya 1658 yılında ömrünü yitirecek ve kıyamet kopacaktı. Kıyametin ne zaman kopacağına dair bir başka teori de 1688’de Dünya’nın çökerek yok olacağıydı fakat bu da gerçekleşmeyince 1700 yılında kıyametin gerçekleşecek olduğunu savunan Jhon Napier gibi insanlar da ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra yakın zamanlarda ortaya atılan bir başka teori de bilgisayarların çökmesi ile 1 Ocak 2000 yılında kıyametin kopmasıydı. Üzerine filmler çekilen, hatta en çok konuşulan kıyamet teorisi de 21 Aralık 2012’de Maya Takvimi’nin bittiği gün olarak kıyametin kopacağı teorisiydi. Türkiye’deki Şirince bölgesinin bu kıyametten etkilenmeyeceği söylentisi de bu bölgeye birçok insanın akın etmesine yol açmıştı. Fakat bu teori de gerçekleşmedi ve yaşam olduğu gibi sürmeye devam etti. Gelecek seneler için de bazı tahminler bulunmaktadır. Örneğin 2026 yılında Dünya’ya bir asteroidin çarpacağı ve kıyametin böyle geleceği ya da Isaac Newton’un İncil üzerine yaptığı araştırmaları sonucunda çıkardığı Mesih’in Dünyaya 2060 yılında yeniden ineceği ve Kudüs’e kilisesini kuracağı yönünde bir teori sundu. Ayrıca Saidi Nursi’nin Risale-i Nur’da bir hadisi inceleyerek ebced hesabı yapmış ve ulaştığı sonuç 2129 yılında kıyametin kopacağıdır.

Her geçen gün bilimin gelişmesi ile de bu tahminlerin üzerine yeni tahminler oluşmaktadır. Eğer herhangi bir dış etmen olmazsa ve insanlık kendi sonunu getirmezse Dünya’nın kalan ömrünün bir buçuk milyar yıl sonra tükeneceği yönünde. Bir de Stephen Hawking’in bir kıyamet teorisi bulunmakta. Hawking’e göre ise geçtiğimiz 100 yıl içerisinde yaşanan doğa olayları neticesinde kıyametin kopması teorileri geliştirmiştir. Orta Amerika’da ölüm saçan büyük fırtına ve kasırgalar, Güney Amerika’daki fırtınalar, Amerika’yı sellere boğan El Nino adlı iklim değişikliği, Britanya’da meydana gelen bütün sel gibi doğa felaketleri, kutuplardan kopan buz dağları, Asya’yı kavuran kuraklık, Asya ve Afrika’da kuraklıktan doğan ve ölümlere neden olan hastalıklar Hawking’in görüşüne göre kıyamet alametleridir. Bunların neticesinde de 2800 yılı ve sonrasında Dünya atmosferi değişecek ve Dünya, Mars’taki gibi sülfirik asitlerden oluşarak içinde hiçbir canlı yaşayamayacak hale gelecektir. Sonuç olarak kıyametin ne zaman kopacağı belli değil. Fakat teoriler üretilmeye devam ediyor, edecek.

Kıyametin ne zaman kopacağına dair birçok teoriyi saydık. Peki, kıyamet nasıl kopacak? Bu konuda da birçok teori dilden dile dolaşmaktadır. Bu teorilerin en başında uzaylı istilası teorisi gelmektedir. Bilimkurgu filmlerine de sıkça konu olan uzaylı istilası, Dünya dışı varlıkların gezegenimize gelerek, gezegenimizi istila etmesi suretiyle insanlığın sonunu getirmesi olası teorilerden görülmekteyken, bilim insanlarının açıklamasına göre böyle bir olasılığın olmadığı ve bu teorinin tamamen fantezi temelli olduğunu savunmaktadır. Bir diğer kıyamet teorisi ise dev bir meteorun Dünya’ya çarparak gezegen üzerindeki tüm yaşam faaliyetlerini durdurması teorisidir. Aslında bu teoriden çok olası bir ihtimal olarak görülmektedir. Bunun sebebi ise Dünya üzerine sürekli meteorlar düşmekte bunun en yakın zamandaki örneği ise 1908 yılında Sibirya bölgesine düşen meteorun bir atom bombasından daha fazla enerji ortaya çıkarmasıdır. Dünya üzerindeki birçok göl ve çukurlar bu meteorların çarpması sonucu oluşmuş olmasından dolayı, bir meteorun çarpması sonucu Dünya’nın sonunun gelmesi olası bir ihtimal haline gelmektedir.

Bunun dışında bir başka teori de süper volkan patlamasıdır. Bu patlama, magmanın dışarı çıkamadan sıkışmasıyla büyük bir patlama etkisi oluşturarak, Dünya’nın tamamını yok etmesi teorisi de güncel teorilerdendir. Dünya’nın sonunu getirecek bir başka teori ise manyetik kutupların yer değiştirmesi olarak görülmekte. Dünya üzerindeki manyetik kutupların değişmesi, tüm doğa olaylarını etkileyecek ve böylece felaketlere yol açacak. Sonuç olarak da insanlık hayatta kalamayacak ve yok olacak yönünde de teoriler ortaya atılmıştır.

Bir diğer kıyamet senaryosu ise, karadelik senaryosudur. Karadelikler, yıldızların ömrünü tamamlaması sonucu büyük bir patlama ile ortaya çıkmakta ve ne olduğu bilinmeyen bir boşluk olarak görülmektedir. Henüz karadeliklerin sırrı çözülememiş, fakat bunlar hakkında da farklı boyutlara açılan kapılar olarak birçok farklı teori üretilmektedir. Güneş’in ömrünü bitirmesi sonucu bir karadeliğe dönüşmesi ve tüm Güneş Sistemi’ni içine çekmesi ya da başka bir karadeliğin Güneş Sistemi’ne yaklaşarak tüm sistemi içine çekmesi de bir başka kıyamet teorisi olarak ortaya çıkmaktadır.

Kıyamet senaryolarından muhtemel olan bir başka teori ise nükleer savaş. Dünya üzerindeki birçok ülkenin elinde nükleer silahlar bulunmakta ve bu silahlar kullanıldığı takdirde Dünya’nın ve insanlığın sonunu getirecek etki yaratması muhtemel olarak görülmektedir. Dünya savaşının çıkması ve bu savaş neticesinde nükleer silahların kullanılması Dünya’nın sonunu getirebilir etkiye sahiptir.

Bunun yanı sıra son asırda AIDS, SARS, H1N1 gibi salgın hastalıklar insanların mücadele etmekte olduğu bir diğer konu. Bu da akıllara insanlığın sonunun bir hastalık neticesinde gelebileceğini getirmektedir. Dünya’nın sonu bir hastalık sonucu gelebilir teorisi de olası bir teori olarak karşımıza çıkmaktadır.

Atmosferde biriken zararlı gazların yarattığı sera etkisiyle de Dünya üzerinde oluşacak iklim değişikliği zamanla Dünya üzerindeki yaşamı olumsuz etkileyerek, gezegende canlı yaşaması mümkün olmayacak gibi bir teori de olası teoriler arasına alınmaktadır.

Doğanın en önemli canlılarından biri olan arılar, bir süre sonra soyları tükenip yok olacaklar ve Dünya’daki yaşamı olumsuz bir şekilde etkileyerek açlık, kıtlık, şiddet olayları ve neticesinde isyanlar ortaya çıkarak insanlığın sonu gelecektir. Bu da bir başka yok oluş teorisidir. Bu teoriye varılması Albert Einstein’ın “Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yılı kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan ve insan olmaz.” sözünden yola çıkılarak ortaya atılmış olan bir teoridir.

Sonuç olarak, kıyametin ne zaman ve ne şekilde kopacağı bilinmez fakat insanlık birbirini katletmeye ve doğanın dengesiyle oynamaya devam ettiği takdirde insanlığın sonunu kendi kendine getirebileceği kesin olarak görülmektedir. Doğanın katledilmesi ve insanların barış içerisinde, bir uyum sağlayarak yaşayamaması Dünya’nın sonunu getirecek olan en büyük kanıttır.

Sosyal Ağlarda Paylaş

erkut {erkut}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir