Evliler Âşık Olur mu?

Evliler Âşık Olur mu?

Genel Kültür erkut 12 Okunma

Günümüzde kişiden kişiye değişen aşkın tanımı ve değeri her geçen gün verilmesi gereken önemi ve değeri kaybetmektedir. Aşk insanların ağzına sakız olmuş bir şey ve değersizleştirmiş bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Belirli bir zaman birlikte olunan birine duyulan bir his ya da belirli beklentileri karşılayanlara duyulan bir haz olarak düşünülüp tüm hak ettiği değeri kaybetmiştir. Hal bu ki aşk insanın kendisini bırakıp tamamen karşındaki kişi olabilmektir. Bunu beceremeyen ve bunu yapamayanların harcı değildir. İnsanlar yıllarca bir ilişkiyi yürütür ve belirli bir yerden sonra nefsin ve karakterin işin içine girdiği noktalarda ise tamamen varlığının olmadığı bir hale bürünmüş ilişkilerin adına aşk deniliyor. Aslında tamamen nefisten ve karakterden arındırılması gereken duyguların bütünüdür aşk. Evliler âşık olur mu âşık olabilirler mi gibi bir soru da böylelikle doğmuş olur. Aslında insan aşık olur mu olmaz mı gibi bir sorunun da doğduğu bu konu iki şekilde ele alacağız. Birincisi evli olanlar eşlerine sonradan âşık olabilir mi?  İkincisi ise evli olanlar başka birine âşık olabilirler mi?

İlk olarak birbirleriyle aşk evliliği yapmamış olanların evliliklerinden sonra birbirlerine âşık olup olamayacaklarını anlatalım. Belirli bir şekilde tanıştırılmış yada günümüzde görücü usulüyle evlenme olarak adlandırılan evlenmeler daha sonra yani evlilik sonrasında yakınlaşmaları birlikte bir hayat kurmaları kişilerin kişiliklerinin uyuşması ve olursa çocuklarının olması onların birbirlerine olan bağlarını kuvvetlendirir. Böylelikle başta hissedilmeyen o hislerin doğuşu yüksek oranda muhtemeldir. Çünkü aynı evin içerisinde yaşamak ve anlaşabilmek ve iletişim konusunda ki problemleri çözebilmek büyük bir bağ gerektirir ve bu bağın oluşması da en çok kalplerin birbirleriyle bağlantısıyla mümkün olur. İnsan sevmediği, rahatsız olduğu ve katlanamadığı kişiliklere karşı bir duvar örer ve nasıl bir şey aralarında olursa olsun bu sorun aşılamaz. Bazen razı gelme, fedakârlık yapma, sadakat gösterme ve saygı duymak gibi görevlerin yerine getirilebilmesiyle aşk ortaya çıkar ve bu bağlar kuvvetlenir ve ilişki daha lezzetli bir hal alır. Bunların çocuk oluşumuyla kuvvetlenmesi ve bu ilişkinin meyvesi olan çocukların insanlarda takati ve sabrı arttırmasıyla evli insanların aşkı yaşamalarına olanak sağlar. Fakat birbirlerine karşı saygının olmadığı, sadakatin bulunmadığı, hatta kinin nefretin içinde olduğu, gözün hep dışarda olması, kişinin doyumsuz olması ise bunun mümkün olmasını engeller. Hayat kişilerde farklı dönemlerin oluşmasına sebebiyet verebilir bu durumda da insan dün yapmam dediği şeyi kendisini bugün yapıyor olarak bulabilir. Bu yüzden ne olursa olsun büyük konuşmamak ve yapacaklarımızın ya da yapmayacaklarımızın sınırlarını bilmeden hareket etmemek gerek. Bunun için ben aşık olmam, ben sadığım gibi gelip geçici cümleler kurmakta doğru olmaz. Bu his meselesidir ve siz hiçbir zaman hisleriniz yüzünden yargılanamazsınız. Buna kimsenin hakkı yoktur. Siz her zaman hislerinizle hareket etmelisiniz demiyoruz. Tabi çıkacak her sonuca razı gelecek kudrette değilseniz. Eğer her türlü sıkıntıya karşı kendinizi hazır hissediyorsanız sizin için en mantıklı hareket bile sizin hislerinizle yapacağınız hareketin verdiği hazzı ve lezzeti vermez. Ayrıca büyük bir tecrübe sahibi olabilir ve böylelikle de daha olgun biri haline gelebilirsiniz. Bu sebepten dolayı eğer aşkı siz hayatınızın önemli bir yerine koyduysanız ve sizin için çok değerli bir his olduğuna inanıyorsanız kesinlikle böyle olmayan bir evliliğe yelken açmayın çünkü bu size daha büyük sorunlara ve tabiri caizse hapis hayatını yaşamaya mahkûm edebilir. Hiçbir şeyden lezzet alamaz yaşadığınız her güne lanetler eder ve bulunduğunuz evde huzur bulamazsınız ve böylelikle karşı tarafa olan kopukluğunuz sizin başkalarına yönelmenize sebebiyet verebilir. Fakat dediğimizin aksine sizin için aşk o kadar da önemli değilse siz evleneceğiniz kişiye aşık olmadan evlenmiş olsanız bile bu zamanla bağları oluşturur ve aşık olmanıza sebep olur.

Şimdi gelelim ikinci seçeneğe. Bununda kendi içinde farklılaştığı yönleri vardır fakat biz sadece iki yönünü ele alacağız. Bunlardan biri evlendiğiniz kişiyle bu evlenirken zaten daha önceden başka birine âşık olmuş olma durumudur ki bu sizin bu evliliği yaparken rızanızın dışında bir evliliğe zorlanmış olduğunuzu gösterir. Buda yapmış olduğunuz evliliğinizde size büyük psikolojik bunalımlara ya da eksikliklere sebep olabilir. Âşıkken yani aklınızda ve kalbinizde başka biri varken birinin hayatınızda olması ve onunla aynı evde bir hayat yaşaması bile sizi boğabilir ve âşık olduğunuz kişiyle kurduğunuz hayallerinizin suya düşmesi size büyük bir sorun olacaktır. Böylelikle hayat lezzetini kaybedecek ve siz hiçbir şeyden zevk almayacaksınız. Buna en başından engel olmanız yada önüne geçmeniz gerekir.

Diğer bir durum olan şey ise aşık olarak evlendiğiniz kişiden gün geçtikten, evlendikten sonra değişimleri fark etmeniz ve artık size iyi gelen şeylerin yavaş yavaş yok olmasından dolayı aşkınızın bitmesi ve tüm bu eksiklikleri ve yarımlıkları yaşarken hiçbir şekilde farkında olmadan başka birine aşık olma durumunuzdur. İnsanlar zaten ne zaman nasıl aşık oldukları hakkında hiçbir bilgisi olmaması da bu olan ya da olacak durumun ihtimalini gösteriyor. Düşünsenize ilk aşık olduğunuz insana neden ya da nasıl aşık oldunuz. Bu sizin bilerek yaptığınız bir şey miydi yani bu sizin seçiminiz miydi? İnsanlar aşık olurken bunu kendileri tayin edemezler. Bunu böle yapayım şöyle bakayım diyerek de birine aşık olamazlar bu da aşkın bir diğer güzel tarafıdır. Yani siz ne zaman nerede ya da nasıl olduğunu anlamadığınız bir anda kendinizi aşık olmuş olarak bulabilirsiniz. Bu sebepten dolayı da insanların aşık olmalarını kısıtlayan ya da sınırlayan hiçbir etken yoktur. Olmadığı gibi bu etkenlerden evliliğinde hiçbir engeli yoktur. Yani siz evliyken de aşık olabilirsiniz. Bu bir başkası olabilir çünkü siz aşık olmayı seçmiyorsunuz bu istemsiz gelişen bir durum bunun önüne geçemiyorsunuz. Burada önemli olan nokta ise bu hissi yaşadıktan sonra ki yaptıklarınız ve davranışlarınızdır. Yani siz evli olduğunuz halde başka birine aşık olma hakkına sahip olsanız bile onunla birlikte olma ve eşinizi aldatma hakkına sahip olmazsınız. Yapmanız gereken şeyleri düşünmeli ona göre hareket etmelisiniz. Boşanmanız gerekirse boşanın. Yok ben aşık oldum ama aşık olduğum kişiyle bir münasebetim yok, olmasının da ihtimali yok diyorsanız o aşık olduğunuz kişiden uzak durmanız ve eşinize daha sadık olmanız gerekir. Ama aşık olduğunuz kişide sizinle aynı fikirlere sahipse ve siz bir ilişki başlangıcına doğru yol alıyorsanız bunun en başından belirlenmesi ve eşinize ihanet olmaması için boşanılması gerekir. Böylelikle aşkınızı daha meşru bir hale sokabilir ve tüm haklara sahip olabilirsiniz. Ayrıca insanın kendinden evvel karşısındaki kişiyi de düşünmesi empati kurması gerekir. Böyle durumun yaşanmasına engel  olamazsınız fakat bu durum yaşandıktan sonra önüne bir set çekebilir ve böylelikle zararsız sorunsuz bir aşka sahip olabilirsiz. Tabi bu aşkınız eşinizle olan ilişkinizi etkileyecek bir seviyede olursa aşık olduğunuz kişinin size karşı bir şey hissetmesine bakmaksızın eşinizle boşanmanız yada farklı yollara başvurmanız gerekir.

Sosyal Ağlarda Paylaş

erkut {erkut}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir