Sökülen Tırnak Tekrar Çıkar Mı

Sökülen Tırnak Tekrar Çıkar Mı

Sağlık - Güzellik erkut 169 Okunma

Tırnaklar,  vücudumuzun parmak uçları kısmında bulunan ve ana maddesi keratin olan bölümüdür. Tırnaklarımız, parmaklarımızın uçlarını darbelere, çarpmalar karşı koruyan ve parmaklarımızın özellikle ince motor becerilerinde işlevselliklerini arttıran kısımlarıdır. Tırnakların kökleri, deriye bağlı olarak çıktıkları kısmın gerisine doğru uzamaktadır. Tırnağın kökle bağlantısının herhangi bir nedenle kısmen veya tamamen bozulduğu durumlarda tırnak düşebilir. Eğer tırnağın kökü bir daha geri yapım onarım aşamasını atlatıp da iyileşemeyecek kadar hasar görmemişse, düşen tırnağın yerine yenisi bir süre sonra çıkacaktır.

Tırnak, yerinden düşerken 3 aşamalı bir yol izler. İlk olarak, yerinden çıkmak üzere olan tırnak önce morarır, sonra kararır ve ene son olarak yerinden kendini tamamen atarcasına sökülür. Sökülen tırnağın yerinde, özellikle tırnak yatağı kısmında ciddi derecede morarma ve ağrı gibi semptomlar gözlenebilir. Kimi kişilerde bir kaza sonucu tırnağın düşmesiyle birlikte o bölgede meydana gelen kanama ve şişlikler ile birlikte şiddetli boyutta ağrı durumları da gözlenebilir.

Tırnak düşmesinin ise çeşitli nedenleri olabilir. Bu nedenlerden biri tırnağın darbe almasıdır. Tırnak, tam da üzerine veya köküne yakın kısmına bir darbe aldığında darbenin şiddeti ve tırnağın genel durumuna göre düşebilir. Tırnaklarımız aslında yarı saydam özellikte bir renge sahiptir ve pembeye dönük renklerini hemen altlarında buluna parmak uçlarımızdaki tırnak yatağından alırlar. İşte bu nedenle trırnağın bu bölgesinde morarma şeklindeki normalin dışında işaret veren renk değişimleri tırnağın ne kadar darbe almış olabileceğine dair de fikir vermektedir. Ufak morarmalarda tırnak kendini yenileme sürecini tamamlayarak yerinden sökülmekten kendini kurtarabilir ancak şiddetli darbeler sonucunda meydana gelmiş geniş çaplı olan ve şiddetli renk değişimi izlenen tırnağın kendini atarak düşmesi kaçınılmaz olur. Bazı sık karşılaşılan ve tırnağın darbe kaynaklı olarak düşmesine sebep olabilen durumlar ise; ayak parmaklarına ağır obje düşürmek, özellikle uzun tırnaklar olmasına rağmen burun kutusu dar ayakkabılar giymek, el parmaklarını çekmece, kapı gibi yerlere sıkıştırmak, özellikle tamirat gibi işlerle uğraşırken el parmakları üzerine darbe gelmesi gibi başlıca örnekler verilebilir. Tırnakların düşerek yerinden sökülmesine neden olan durumlardan biri ise, tırnak mantarıdır. Şöyle ki, eğer vücudun çeşitli bölgelerinde olan mantar enfeksiyonları, tırnak ve tırnak yatağına da bulaşırlarsa, tırnağı düşürebilirler. Bu durum ayak parmaklarımızda yer alan tırnaklarımızı daha çok tehdit eder. Eğer bir kişide tırnak mantarı hastalığı gelişmişse, tırnaklar önce normal renklerinin dışına çıkarak sararmaya başlarlar, tabaka tabaka kalınlaşırlar ve giderek damarlı çatlak bri yapıya dönüşürler. Yukarıda bahsedilen iki nedenin dışında belirtilen şu durumlarda da nadiren tırnaklar yerinden sökülerek düşebilir; sedef hastalığının vücutta tırnak ve tırnak yataklarına da bulaşması, aseton gibi oje çıkartıcı bazı maddelerin ve bir takım sabunlar gibi kimyasal maddelerin tırnağın yağısını bozacak şekilde reaksiyona neden olması, sıtma ilaçlarının kullanımı, kemoterapi almak, klinik tablosu ağır seyreden ve neredeyse tüm vücudu etkileyen ciddi hastalıklar geçirmek.

Tırnaklar genel olarak yaralanma sonrası ya da enfeksiyon sebepli olarak yerinden sökülür. Tırnaklar eğer yaralanma kaynaklı yerinde düşüyorsa belirtiler; ağrı, tırnak altında kan toplanması, renk değişiklikleri kanama, tırnak yuvasının gevşemesi şeklineyken, eğer enfeksiyon kaynaklıysa belirtiler, tırnakta kalınlaşma, tırnaktan gelen akıntı, şişme, kızarıklık ve kötü koku şeklinde kendini gösterir.

Tırnak yerinden düştüğünde uygulanabilecek tedavi yöntemlerine gelirsek,

Eğer, tırnak darbe sonucu yerinden düşmüşse; tırnağın darbe aldığı andan itibaren gözlemlenerek takip edilmesi ve tırnağın başka hiçbir müdahalede bulunmaksızın yerinden kendi kendine düşmesi beklenmelidir. Kendi haline bırakılan darbe almış tırnakların düştükten sonra tekrardan yeni tırnağın çıkması süreci, el tırnaklarında 3 ay ile 6 ay içerisinde olurken, ayak tırnakları 6 ay ile on sekiz ay içerisinde tamamen uzayacaktır. Yerinden sökülerek düşecek kadar deforme olan eski tırnağı, geriden kökten itibaren uzayarak gelen yeni tırnak zamanla düşürecektir.

Bu anlatılanların yanı sıra, eğer hasarlanarak tırnak yatağından ayrılan parça kolayca çıkarılabilecek durumda ise tırnak makası ile kesilmek suretiyle dışarıdan ufak bir müdahale yapılarak kesilip alınabilir. Tırnağın henüz köküyle bağlantısı hala muhafaza ediliyor ve tam anlamıyla kopma olmamışsa böyle bir işleme girişmek hem acı verici bir hareket olacak hem de tırnakla bağlantısı tamamen kopmamış olan tırnak yatağının enfeksiyon kapma riskini arttıracaktır. Eğer tırnak, günlük aktiviteleri yaparken zorluk yaşanmasına sebebiyet veriyorsa düşme süreci beklenirken köşelerinden hafifçe tıraşlar gibi kesilerek de bu sıkıntılara çözüm bulunabilecektir.

Ayrıca, hasar gören tırnak tamamen sökülerek yerinden düştükten sonra parmak yirmi dakika soğuk suda tutulmalıdır. Tırnak düşme durumlarında sıklıkla kullanılan ve basitrasin adı verilen antibiyotik ilaç sürülmüş, fakat yapışmayan bir sargı bezi ile düşen tırnağın çevresi sarılmalıdır. Böylelikle, sargı bezi, yeni tırnak uzayana kadar parmak ucunu korumuş olur. Eğer sargı bezi parmağa yapışmış ise, yenileme işlemi esnasında suda bekletilerek çıkarılabilir.

Mantara kaynaklı hastalıklar sonucu tırnak yerinden düşmüsse eğer, tedavide kremler kullanılabilir. Hangi kreme ihtiyacın olduğunun belirlenmesi ve doğru tedavinin yapılabilmesi adına doktora başvurulması ve rastgele kremler  kullanılmaması önemlidir. Mantar enfeksiyonuna bağlı olarak düşen tırnağın ardından yerine gelecek olan yeni tırnakta da muhtemelen aynı şekilde mantar enfeksiyonu bulaşmış şekilde gelecektir. Tüm bunların ardından eğer tırnakta oluşan mantar acı veren bir hal aldıysa ve artık tüm tedavi ve müdahalelere rağmen iyileştirilemiyorsa matriksektomi adı verilen tıbbi bir müdahale yöntemi ile tırnak bir daha uzamamak üzere kesilebilir.

Ayrıca tırnak düşmesi sonucunda genel olarak uygulanan tedavilerin dışında, çay ağacı yağı, özellikle mantar enfeksiyonu sonrası meydana gelen tırnakta düşmelerinde antiseptik özellikleri sayesinde tırnak yatağı bölgesinde aktif olan mantar ve bakterilerle mücadele ederek tırnağın düşmesi sonrasındaki tedavi sürecinde yardımcı olabilir. En az iki hafta boyunca ve günde iki kez etkilenen bölgeye uygulanmak üzere kullanılan çay ağacı yağının enfeksiyon tedavisinde etkili olduğunu belirten çalışmalar mevcuttur.

Tıranak yerinden sökülerek çıktığında uygulanabilecek bir başka alternatif yöntem ise biyotin vitamini kullanımı olarak karşımıza çıkmaktadır. İsviçre ‘de yapılan bilimsel bir çalışmanın sonuçlarında belirtildiğine göre biyotin vitamini kullanımının tırnağın kırılması, düşmesi ve hasar görerek zedelenmesi gibi sorunların tedavi sürecinde etkili bir yöntem olduğu bildirilmiştir.

Elma sirkesi de, antiinflamatuar ve antiseptik özellikler taşıyan bir madde olduğundan, tırnağın sökülerek düştüğü kısım ayaklarsa ayakları, ellerse elleri, 15 dakika boyunca oda sıcaklığında hazırlanmış sirkeye daldırma ve sonrasında kurulama da tavsiye edilmektedir. Her gün bu işleme düzenli olarak devam edildiği takdirde, birkaç gün içerisinde enfeksiyonda gerileme görülebilecektir.

Bir başka yöntem ise benzalkonyum klorürü sökülen tırnak bölgesine uygulamaktır. benzalkonyum klorür özellikle mantar enfeksiyonlarında etkili bir antiseptik olarak işlev gören bir maddedir. Uygulanması sonrasında enfeksiyonun yayılmasına izin vermediği gibi enfeksiyon sürecindeki klinik durumun daha da kötüleşmesini önler. Eğer mantar enfeksiyonu sonucu meydana gelmiş olan bir tırnak düşmesi durumu söz konusuysa, günde bir veya iki kez uygulanarak enfeksiyon kontrol altında tutulmaya çalışılabilir.

Yukarıda belirtilen tüm yöntem ve tedavi şekillerini uygulamadan önce doktora danışılmalıdır.

Sosyal Ağlarda Paylaş

erkut {erkut}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir