Zayıflarsam Göğsüm Küçülür Mü?

Zayıflarsam Göğsüm Küçülür Mü?

Sağlık - Güzellik erkut 65 Okunma

Günümüzün en sıkıntılı konularından birisi olan kilo alıp verme konusundaki çelişkili fikirler ve bilgilendirmeler sonucu özellikle sosyal ortamlarda rivayet halinde dolaşan birçok bilgi mevcuttur. Ancak hayal edilen ve hedeflenen şekilde gerçekleşmeyebilir her şey,  özellikle kilo alıp verme gibi kişisel bir takım özelliklerle yakından ilgili olan bir durumda. Şöyle ki, zayıf bir insanın kilo aldığı takdirde tüm vücudunun orantılı bir şekilde bu kiloyu alması, ve kilolu bir insan zayıfladığı zaman da istediği ve özellikle sıkıntılı olan bölgelerinden kilo vermesi halinde tabi ki her şey mükemmel olabilirdi. Fakat,  insan vücudu en nihayetinde bir makine ya da teknolojik bir cihaz olmaktan çok ötede fizyolojik, biyolojik, kimyasal ve fiziksel birçok süreci aynı anada yaşayan bir yapı olduğu için kilo alıp verme konusunu da belli bir programlama ve formül gibi kalıplara sıkıştırmak çok manasız ve imkansızdır. İstediğimiz gibi gitmeyen her şeye sinirlenmeyi bir borç bilen yapımızla bu noktada da sinirlerimize hakim olamasak da sakin olmakta fayda var efendim. Çünkü insanoğlu aklıyla hareket ederse eğer hedeflerine ulaşabilecek kadar da güçlü bir varlıktır aynı zamanda.

Gelelim şimdi kilo verildiğinde vücudumuzdaki yağların ne şekilde kaybedildiğine, vücut yağları, kilo verme sürecinde tüm vücuttan belirli orantılar çerçevesinde kaybedilir. Ancak, çoğu kadın için bu aşamaya gelindiğinde çok istediği kilo verme hedefi gerçekleşse bile göğüslerinin büyüklüğünden ve dolgun görüntüsünden vazgeçmek istemez. Hele ki eğer göğüslerinden oldukça memnun olan, dolgun ve büyük görüntüsüyle içten içe gurur yaşayan bir kadın için kilo verme gibi çok istediği bir olay sonrasında göğüs boyutunda da kayıp yaşamak büyük bir hayal kırıklığı yaşatabilir denilebilir. Kilo verme hedefiyle yola çıktıysanız ve vücut ağırlığınıza göre önemli oranda kilo kaybettiyseniz göğüs büyüklüğünüz, söylemek durumundayız ki küçülecektir. Acı ama gerçek olan bu bilgiyi sizinle paylaştıktan sonra, naçizane tavsiyemiz şudur ki eğer kilo kaybı sonucunda göğüs boyutunuzun çok etkilenebileceğine yönelik endişeleriniz varsa bunu işin uzmanı olan doktor ve diyetisyenlere danışarak aşabilirsiniz.

Şimdi, uzmanına danışmadan önce işin biyolojik ve fizyolojik kısımına genel çerçevede bir göz atalım isterseniz;

İlk olarak göğüslerin yapısına kısaca değinelim;  burada bayanların göğüs yapısından bahsettiğimizi de söylemeden geçmeyelim ki erkeklerin kafasında kendileriyle ilgili soru işaretleri oluşmasının önüne geçelim.  Bayanlarda göğüsler, lobüller, süt kanalları, kas, deri ve meme dokusunun büyük bir bölümünü oluşturan yağ dokusu tabakalarından oluşmaktadır. Göğüslerde bulunan yağ dokusu, iç organlarımızı çevreleyen karın duvarımızın hemen arkasında bulunan yağ dokusu olan visseral yağ dokusundan farklı olarak sıkıştırılabilen yağdan oluşan bir tabakadır. Visseral yağ dokusu ile göğüslerdeki yağ dokusu arasındaki bu temel farkla, kilo verirken önemli ölçüde farlılıklar yaşanabilir. Şöyle ki; kilo verme sürecinde, visceral yağ dokusu, deri altı yağ dokusu (subkutan) yağ dokusuna göre daha hızlı bir şekilde kaybedilme eğilimi gösterir. yani vücut yağ oranınız çeşitli bilimsel yöntemlerle değerlendirildiğinde eğer  bu yağ oranının büyük bölümünün  göbek ya da bel çevresinde toplandığı sonucuna varılırsa, müjdemizi isteriz, rahat bir nefes alabilirsiniz,  çünkü büyük olasılıkla kilo verme sürecinizde göğüs boyutlarınız bel çevresi ve karnınız kadar hızlı ve büyük oranlarda bir küçülme göstermeyebilir. Ee ne demişler; Azdan az, çoktan çok gider!

Sıra geldi ikinci olarak bu hususta önemli olan başka bir noktaya; kilo kaybının yağ dağılımı ile olan ilişkisi. Kilo kaybetme hedefiyle yola çıktıysanız, burada temel olarak benimsemeniz gereken bir ilke vardır. O da kilo kaybetme sürecinin sağlıklı ve tıbben istenen şekilde olabilmesi için yağ dokusundan kaybetmek esastır. Yağ dokusundan kaybedebilmek için ise, daha az kalori alarak daha çok kalori yakabilmek adına,  eskiye oranla daha az yeme ve düzenli egzersiz yapma alışkanlığının kazanılması en önemli adımdır. Tüm bunların ardından, kalori dengenizi, aldığınız kaloriden daha fazlasını yakarak tersine çevirdiyseniz bilmeniz gereken bir nokta daha var; hangi bölgenizden ve nasıl bir şekilde kilo kaybettiğiniz genetik özelliklerinizle de büyük ölçüde ilgilidir. Vücudumuzda ve kişiliğimizde pek çok özelliğimizin genetik yapımıza fazlasıyla bağlı olduğunu düşünürsek, kilo kaybı hususnda da bu durumun böyle olması sürpriz olmasa gerek. Yağ dağılımımızda genetik özelliklerimiz tarafından belirlendiğine göre artık dikkat vermemiz gereken başka noktalar da akla gelmektedir. İnsanların genel olarak vücut yapılarını düşündüğümüzde ve gözlemlediğimizde, bazı kişilerin vücut yapısında yağ tabakasının büyük çoğunluğunu üst vücut  ya da göbek bölgelerinde taşıdığı görülürken, bir kısım insanlar ise vücutlarının alt kısımlarında üst kısımlarına göre daha fazla yağ tabakası barındırırlar. Bayanlar, daha sık olarak vücut kısımlarının alt bölümlerinde yağ tabakası depolamaya daha fazla eğilim gösterirler. Hal böyle olunca, bayanların vücutlarının alt bölümlerinde depolanmakta olan yağları vermesi daha zordur. Kilo verme sürecinde yağ verme süreci vücudun her yerinden olmakla birlikte genellikle göğüslerin de dahil olduğu ve daha fazla yağ dokusunun olduğu vücut bölgelerinden gerçekleşir. Bu nedenle eğer armut şeklinde bir vücut yapısına ve normalden büyük göğüslere sahip bir bayansanız kilo kaybı yaşadığınızda daha küçük göğüslere sahip bir vücudunuzun olması daha büyük bir ihtimaldir.

Peki kilo kaybı ve göğüs boyutu arasında nasıl bir ilişki olabilir? Kilo kaybetme sürecinde tüm vücuttan kilo kaybı yaşamaya başladığınız zaman göğüs boyutunuzda da eskiye oranla küçülme meydana geleceği bilinen ve tahmin edilen bir gerçektir. Aslına bakılırsa, bu durum, yani kilo kaybıyla birlikte göğüs boyutlarınızda da meydana gelen bu küçülme olayı tıbben sağlık açısından faydalı ve iyi bir durumdur. Çünkü göğüslerin boyutlarının büyük olması ile abdomende bulunan visseral yağ dokusunun oranı arasında bağlantı olduğu uzmanlar tarafından bildirilmektedir. Yani aslında büyük göğüslerinizin boyutunun kilo kaybı sürecinizde küçülmesi siz üzen olumsuz bir durum gibi görünse de vücuttan kaybedilen yağ oranı arttıkça başta kalp hastalıkları, diyabet ve meme kanseri gibi sağlık problemlerinin görülme riskini azaltmaktadır.

Kilo kaybı sürecinin temel taşlarından birinin de egzersiz olduğuna değinmiştik. Şimdi de göğüs egzersizleri ve göğüs boyutunu irdeleyelim biraz da. Gerçeği itiraf etmek gerekirse, klio kaybı sonrasında, sizin boyutlarından memnun olduğunuz büyük göğüslerinizin geri gelmesine egzersiz yapmak imkan veremez. Ancak, moralinizi o kadar da bozmayın hemen. Çünkü göğüs boyutlarını egzersiz ile artırmak gibi bir durum mümkün olmasa da egzersiz yapılarak göğüslerin duruşu iyi yönde düzeltilebilir ve böylece göğüslerinizin büyük görünmesi sağlanabilir. Göğüs bölgesinin spesifik bir şekilde çalıştırılması için özellikle, pectoralis major kasına yönelik egzersizler, şınav çekmek gibi desteğe ihtiyaç duymadan yapılabilen egzersiz çeşitleri ile halter bench pres olarak adlandırılan göğüs pres ya da dambıllarla çalışmak da faydalı olabilir. Yine daha iyi bir postür ve duruş sağlamak adına yapabileceğiniz sırt ve omuz bölgelerinin güçlendirilmesine yönelik egzersizler de bu konuda size yardımcı olabilir.

Tüm bunların ötesinde önemli olan sağlıklı olmak ve denge içerisinde vücudu korumak için gerçekten etkin ve size uygun planlanmış olan kas geliştirme programlarını hayatınıza entegre etmenizdir.

Sosyal Ağlarda Paylaş

erkut {erkut}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir